“Dijital ve Transhümanist Dünyada Dine Dair” Konulu Konferans Üniversitemizde Düzenlendi

10 Mayıs 2019, Cuma

Üniversitemiz İlahiyat Fakültesi tarafından 15 Temmuz Kongre ve Kültür Merkezi Ebu’l İz el-Cezeri Salonu’nda  gerçekleştirilen “Dijital ve Transhümanist Dünyada Dine Dair” konulu konferansın konuğu Kırklareli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Dağ oldu.

 

Konferansa Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Erkan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdülaziz Hatip, Genel Sekreter V. Doç. Dr. İbrahim Baz, İlahiyat Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Hüseyin Güneş,  öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.

 

Konferansın açılış konuşmasını yapan İlahiyat Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Hüseyin Güneş, “Biz ilahiyatçılar genel olarak geçmişe odaklı çalışmalar yapmaktayız. Daha açık bir ifadeyle ayet, hadis vb. kavramlar üzerinden bilimsel veriler için yol almaya çabalıyoruz. Bugün, Doç. Dr. Ahmet Dağ tarafından verilecek olan konferans ise konu itibari ile güncel olması nedeniyle dikkate değerdir. Dijital kavramı başlı başına  gençlerimizin ilgisini çekebilecek bir konu”  dedi.

 

Takdim konuşması yapan Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Erkan, “ Şırnak Üniversitesi olarak memleketimize, bölgemize, ülkemize ve tüm insanlığa faydalı olabilecek neler yapmalıyız noktasında sürekli düşünüyor ve tartışıyoruz.  Amacımız tüm insanlık için çalışmak.  Bu anlamda güncel olanı, yeni olanı es geçmemeye çalışıyoruz. Dijital çağdayız bu nedenle de sürekli yarış ve rekabet içerisindeyiz. Dolayısıyla, Üniversite olarak bilimsel, sosyal ve kültürel olanı sürekli yakından takip etmemiz gerekiyor ki yarışı önde götürebilelim. Hocamızın Kırklareli’nden buraya gelmesi ayrı bir takdir konusu. Kendisinden çok faydalı bilgiler öğreneceğimizden eminim.” ifadelerinde bulundu.

 

Konferansa konuşmacı olarak katılan Doç. Dr. Ahmet Dağ, “İçinde bulunduğu hal, mekan ve zihni süreçten memnuniyetsiz olan insan, başlangıcı ya da yaratılışından beri kendini hep bir arayış ve serüven içinde bulmuştur. Nitekim Ademle başlatılan hikayesinde, inşa ettiği mitolojisinde, geliştirdiği felsefe-biliminde, Rönesans ve Aydınlanma dönemlerindeki yaklaşımında, ticari kapitalizm, sanayileşme ve son olarak teknolojikleşmesi sürecinde bu arayış ve serüveni görürüz. Yiyeceği bir meyveyle, çalacağı bir ateşle ve Tanrı’yı konumlandırmasıyla yani mitolojik tahayyüyle ve teolojik yaklaşımlarıyla, fikre e olguya yönelik zihni tasavvuruyla (felsefe-bilim), aletleri ve makinaları kullanımıyla (teknik-sanayi) içinde bulunduğu hali değiştirme teşebbüsü içerisinde bulunmuştur.  Ortaçağ Hıristiyanlığında insan-tanrı birleşimi, Rönesans ve Aydınlanma dönemindeki seküler-maddi yaklaşım, pozitivizmin tetiklediği sanayileşme ve kapitalizm süreçleri metafizikten kopuk maddileşmiş insanı doğurmuştur. Hümanizm süreci, tanrının yerinden edilerek insanı merkez eden bir teşebbüs – insanı teskin etmemiştir. 1970’lerdeki ileri teknoloji süreci hümanizmi de aşan transhümanizm sürecini doğurmuştur. İnsan, Tanrıyı konumundan elde etmekle yetinmemiş yaşlanmaya, hastalığa, biyolojik kusura, acıya veya ağrıya, aptallığa, hatta ölüme üstün gelme mücadelesi içine girmiştir. Mutlu kılmak istediği kendi nesli için yalıtılmış ve acısız bir dünyada yaşamak isteyen insan yani transhuman inşa etme amacı içindedir. İnsana ait biyolojik ve fiziksel sınırları aşmaya çalışarak insanı hem cyborg hem tanrılaştırma sürecine sokmuştur. İnsan hümanizm süreciyle yetinmemiş transhümanizm sürecine girme gereği duymuştur.” dedi.

 

Konferans soru-cevap ve hediye takdimi ile sona erdi.